30 Ekim 2013 Çarşamba

Dereotlu Peynirli Kıyır Kıyır Poğaça


Sıcacık, ağızda kıyır kıyır dağılan bir poğaça ister misiniz?
Dere otlu ve de peynirli.. 
Dereotunun poğaçaya bu denli yakışacağını hiç düşünmemiştim..
Takii çocukları okula bıraktıktan sonra dönüş yolunda pastahaneden aldığım poğaçaları tadana kadar..
*
Ben bunu evde denemeliyim dedim ve poğaça listeme bir tarif daha ekleyiverdim..
Dereotu bu poğaçaya ayrı bir lezzet katıyor denemenizi tavsiye ederim.. 
Benim dereotu sevgimin aksine hiç mi hiç sevmeyen bir eşim var..
O kadar ki çoğu zaman masanın üzerinde bile görmeye tahammülü yok..
Yararlarını bildiğim için çocuklara özellikle sevdirmeye çalışıyorum.

Kahvaltıya arkadaşımı davet ettiğim bir gün bu poğaçaları hazırladım beğeni ile de tükettik..   

Malzemeler

125 gr. tereyağı

2 yumurta (birinin sarısı dışı için ayrılacak)
1çay bardağı yoğurt
Yarım çay bardağı ay çiçek yağı

 3 su bardağı un
1 yemek kaşığı sirke
1 tatlı kaşığı mahlep
1 paket kabartma tozu
1 yemek kaşığı şeker1 tatlı kaşığı tuz

Dereotu ( Çeyrek demet)


İç malzeme
250 gr beyaz peynir
1 küçük boy kuru soğan

Üzerine 

Çörekotu, susam


Yapılışı
Oda sıcaklığındaki tereyağını ve diğer malzemeleri yavaş yavaş ekleyerek poğaça hamurumuzu yoğuralım..
 ( dereotunu en son ekleyelim) .
En son doğradığımız dereotunu da ilave edelim ve kulak memesi kıvamında bir hamur elde edelim.
Unu yavaş yavaş ilave edelim az gelirse biraz daha ilave edebilirsiniz..(miktar un kalitesine göre bazen değişebilir)
Bu arada iç harcımızı da hazırlayalım.
Peyniri ezelim ve içerisine kuru soğanı minik küpler şeklinde doğrayalım..

Hamurdan cevizden biraz büyükçe parçalar alıp elimizde biraz açarak inceltelim ve içine iç harcımızdan koyalım  .
Hamuru iki ucundan elimizle birleştirerek kapatalım ve kapanma çizgisi altta kalacak şekilde yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsimize alalım..
Dereotlu poğaçalarımızın üzerine ayırdığımız bir yumurta sarısınıda  sürüp susam serpiştirelim..
 180 derece de ısıttığımız fırında aşağı yukarı 20-25 dk poğaçalarımızın üzerleri kızarana kadar pişirelim...
Sıcak sıcakta servis edelim..


Her zaman mayalı yumuşak  poğaçalardan yapacak değiliz ya..
Arada değişik lezzetleri de tadıp tattırmak  iyi olur..
Ben bu lezzeti sevdim darısı başınıza..

* Bu poğaçayı isterseniz peynirli harcı hamura ilave edip o şekilde de hazırlayabilirsiniz..
Hamuru yoğururken peynir ve kuru soğanı aynı şekilde hamura ilave edin ve yoğurmaya devam edin..
Şekil verirken elinize aldığınız parçaları yuvarlamanız yeterlidir..
*İç harca istemezseniz kuru soğan ilave etmeyebilirsiniz ben bu tadı sevdiğim için ilave ettim çokta güzel lezzet veriyor..
   
Bu arada dereotunun bir kaç faydasından da bahsetmeden olmaz..
-Günlük C vitamini ihtiyacınızın %40'ını karşılarmış.
-İyi miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesi için yararlıymış..
- Uykusuzluğa iyi geliyormuş.  Sinirleri yatıştırıyormuş.
-Mide asidini dengeleyerek reflü sorununun giderilmesinde etkiliymiş ve ağız kokusunu gideriyormuş.
 -Trioid hastaları için çok faydalı bunu da ilave edebilirim..

23 Ekim 2013 Çarşamba

Fotoğraf Baskılı Doğum Günü Pastası Nasıl Yapılır?


Bugün doğum günümüz için hazırladığım fotoğraf baskılı pastayı nasıl yaptığımı paylaşacağım siz takipcilerimle..
Bu post azıcık uzun olabilir şimdiden belirteyim..
Çocuklar 3-4 yaşlarındayken doğum günleri için yine böyle bir fotoğraflı pasta yaptırmıştık ..
Pastaya bir ton para ödeyince o zamanki aklımla yapımı her halde zor diye düşünmüştüm..
Ama gel gör ki işin aslı öyle değilmiş.. 
Bu sefer pasta için gerekli olan fotoğrafı basabilirler mi diye sormak için girdiğim pastahanede bu ebatta bir pastanın benim malettiğimin resmen 5 katı fiyatla satıldığını görünce ikinci kez şaşırdım..

Demek ki neymiş sağlıklısı ve hesaplısı ev yapımı olanmış dedim kendi kendime;
 sonun da yorgunluk olsa da kuzularım için değerdi..

**
*
Bu pasta için en önemli malzeme yenilebilir gıda boyaları ile basılmış bir fotoğraf..
Böyle bir fotoğrafı pasta malzemeleri satan dükkanlarda bastırabilirsiniz.
İçinde gıda boyası olan özel kartuşlu yazıcıları kullanarak şekerli kağıt üzerine baskı yapıp elinize veriyorlar..Ben bu işlem için Eminönü'ne gittim..
İmkanı olmayanlar internet üzerinden de bu baskıyı fotoğraf göndererek kargo iadeli yaptırabilir belki ama
 elinize sağlam geçer mi bilemiyeceğim.. 

Malzemeler

Pandispanya için
5 Adet yumurta
1 Su bardağı toz şeker
1,5 su bardağı elenmiş un
Yarım paket kabartma tozu
Yarım çay bardağı kaynar su
1 Limonun kağunun rendesi
1 Paket vanilya

İç dolgu için
1 Paket kakaolu kremşanti
1 Su bardağından iki parmak eksik soğuk süt
1 Çay bardağı ahududu marmelatı(Frambuaz)
1 Çay bardağı çakıl taşı çikolata

Pandispanyayı ıslatmak için
1 çay bardağı komposto ya da şekerli su 

Dış kaplama için
1 Adet yenilebilir baskılı fotoğraf

2 Paket vanilyalı sade kremşanti
1.5 Su bardağı soğuk süt
1 Çay bardağı hindistan cevizi

Yapılışı
Öncelikle pandispanyayı hazırlamamız gerekiyor..(isterseniz hazırda kullanabilirsiniz)
Bunun için, pişirmek için kullanacağımız tepsimizi iyice tereyağı ile yağlayalım ve üzerine un serpiştirelim.. Tepsinin her yerine un gelecek şekilde çevirelim ve fazlalık unu alalım..

Pandispanya için kullanacağımız yumurtanın oda sıcaklığında olması gereklidir..
Pandispanya için yumurtaların sarı ve beyazlarını ayrı karıştırma kaplarına alalım.(cam tercih ederseniz iyi olur)
Yumurta beyazlarına bir fiske tuz atarak köpük kıvamına gelene kadar çırpalım.. Kıvamı karıştırma kabını ters çevirdiğinizde düşmeyecek şekilde olmalı..(altta kolajda 1 nolu fotoğraf)

Daha sonra yumurta sarılarına azar azar şeker ilave ederek arada da kaynar sudan kaşık kaşık ilave ederek çırpmaya başlayalım..
Şeker tamamen eriyip karışım sarı bir krem şeklini alana kadar mikserleyelim...(kolajda  3. fotoğraf)
Şeker tamamen erimeli buraya dikkat (kaynar su koymamızda ki amaç şekerin erimesine yardımcı olmak).


Yumurta sarıları krema formunu alınca beyaz köpüğümüzü çok karıştırmadan sarıların üzerine ilave edelim.. Ve özellikle tahta bir kaşıkla alttan üstte olacak şekilde birbirine karışmasını sağlayalım..(4 nolu foto)
Limon kabuğu rendesini ilave edelim(çok ince rendeleyelim)
Bu arada un, vanilya ve kabartma tozumuzu ayrı bir yerde birbirine karıştırarak birkaç defa eleyelim..
Elediğimiz bu kuruları yumurtalı karışımıza ilave edelim.. 
Tahta kaşıkla yine yumurta beyazlarımızı söndürmeyecek şekilde unu sıvı karışıma yedirmeye çalışalım..
Pandispanya hamurumuz hazırdır..

Fırınımızı 200 derecede ısıtalım..
Yağladığımız fırın kabımıza hamuru eşit şekilde dökelim..
Fırına vermeden önce hamurun içindeki hava kabarcıklarının çıkması ve eşit dağılması için 
fırın kabımızı bir kaç defa yere vuralım..
Pandispanyamız kabarıp kızarmaya başlayınca fırının ayarını 160 dereceye düşürelim..
Pandispanyanın içi tamen pişince(çok kızartmadan ve de kurumadan)  fırından çıkaralım.
(kürdanla içini kontrol edebilirsiniz)
Pişen pandispanyayı tepsiden düz bir zemine ters çevirerek çıkaralım..
Bu şekilde biraz dinlensin ve tabii soğusun..

Biz bu arada soğuk süt ile toz kremşantiyi (sade ve kakaolu şantilerimizi ayrı ayrı) çırparak hazırlayalım ve buz dolabında biraz dinlendirelim.. 


Pişip soğumuş olan pandispanyayı diklemesine ortadan keserek iki pata ayıralım..
Pişerken üstte olan kısmı alta gelecek şekilde servis tabağımıza alalım..
1 su bardağı böğürtlen kompostosunun bir kısmı ile ıslatalım.. 
Kakaolu kremşantimizle eşit şekilde üzerini kaplayalım..
Üzerine frambuaz marmelatımızdan sürelim ve çakıl çikolata parçalarından bolca serpiştirelim.. 

İkinci katı da ıslatalım ve üzerine kapatalım..
Hazırladığımız sade kremşantinin yarısı ile pastanın dışını tamamen kaplayalım..  
Pastayı beş dakika kadar buzdolabında dinlendirelim..

Bu aşamadan sonra baskı fotoğrafımızı yerleştireceğiz dikkat....

Yerleştirmeyi kolaylaştırmak ve fotoğrafı altındaki jelatini kolayca ayırabilmek için fotoğrafı düz bir şekilde iki üç dakikalığına dondurucu da bekletelim..

Bu işlemi kolaylaştırmak için fotoğrafı tersten ıslatmak ya da fön makinasını yine tersten tutmakta fayda sağlıyormuş ama bana riskli geldi; benim kullandığım yöntem daha temiz ve kolay oldu sanki..
Fotoğrafın kenarında kalan beyaz kısımları düzgünce kestikten sonra altta gördüğünüz gibi fotoğraf plastik jelatinden kolayca ayrıldı..(etiketi ayırmak gibi bir şey)
(siz yine de hassas davranın nihayetinde şekerden bir baskı nazik davranmak gerekir)


Buz dolabında dinlendirdiğimiz pastamıza elimizdeki fotoğrafımıza düzgünce yerleştirelim ve çok bastırmadan üzerinden elimizi hafifçe gezdirelim..
Sonrası size kalmış..
Ben kremşanti ile kapladıktan sonra fotoğrafın dışındaki alanı hindistan cevizi ile kapladım..
Hindistan cevizi rendesi kremşanti ile kaplanmış pastalara daha pürüzsüz bir hava veriyor tavsiye ederim.. 
*
Bu arada pandispanya yapımındaki püf noktaları okumak isterseniz buraya bakabilirsiniz. 


Doğum günlerimiz bayram içinde olduğu için ancak bu kadarını yapabildim..
Hazır pasta da alabilirdim belki ama evlatçıklarımı içinde kendi emeğim olan bir lezzetle sevindirmek istedim..
Yüzlerindeki gülüş bunu fazlasıyla gösteriyor zaten..
Yukarıda öncesi ve sonrası hallerini görüyorsunuz;
 Rabbim hepimizin çocuklarına hayırlı ömür, versin hayırlı evlat eylesin inşallah..    

20 Ekim 2013 Pazar

Ev Yapımı Beze (Mereng)


Kurban Bayramı içerisinde iki oğluşunda doğum günleri vardı..
Bir evde aynı ayda doğan iki çocuk olunca genelde doğum günleri ortak kutlanıyor..
Durum bizde de genel itibari ile böyle..
Doğum günü için üzerinde fotoğraflarının olduğu ortak bir pasta yaptım..  
Fotoğraf baskılı bu pastanın tarifini önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağım..
Üzerimde hala bayram yorgunluğu olduğu için bugün biraz işin kolayına kaçıyorum ve 
sizlere basit ama şirin olan bu beze tarifini veriyorum... 
Pastanın yanında tuttukları takımın renklerinden bezler de yapmak istedim.. 
Sarı kırmızılar onların, beyazlar benim.. 

*
Beze; yumurta akı ve şekerden yapılan bir köpük kurabiyedir.
 Çocukluğumun  pastane vitrinlerini süsleyen,  albenisi olan bir lezzetiydi...
Ev yapımı olduğu için daha sağlıklı en güzeli de bu değil mi sizce?


Yukarıda iki kardeşin küçüklük fotoğraflarını görüyorsunuz..


Malzemeler

3 yumurta akı
3 çay bardağı toz şeker
3 damla limon suyu

Yapılışı

Yumurta beyazlarını cam bir karıştırma kabına alalım..
Şeker ve limon suyunu üzerine ilave edelim..(şekeri yavaş yavaş ilave edeceğiz)
Başka bir tencerenin içerisine üzerine oturtacağımız kabımıza değmeyecek şekildi su koyup kaynatalım. Karıştırma kabımızı bu suyun üzerine oturtalım.. 
Ocağımızın en küçük bölümüne tencereyi alalım ve altını kısalım..
Mikserle yumurta beyazlarımızı çırpmaya başlayalım ve şekerimizi yavaş yavaş ilave ede ede  10 dakika kadar çırpalım..
 10 dakika sonra karıştırma kabımızı tencerenin içerisinden alalım ve hazırladığımız karışım mikserin çırpma aparatından düşmeyecek kıvama gelene kadar çırpmaya devam edelim..(aşağı yukarı 15 dakika kadar daha )


Çırpma sonunda yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsimize krema sıkma aparatının yıldız ucu ile şekil vererek sıkalım..(sıkma torbanız yoksa kaşıkla da şekil verilebilirsiniz.)


Önceden 110 derecede ısıttığımız fırında bezelerimizi beyaz kalacak şekilde yavaş yavaş pişirelim..  


Çok miktarda beze yapmak isterseniz yumurtayla eşit oranda şeker miktarını artırmamız gerekir
 (4 yumurta akı+4 çay bardağı şeker gibi)


Beze ile ilgili bir kaç püf nokta
*İlk önemli nokta yumurta beyazını sarısından ayırırken kesinlikle sarıları karıştırmadan ayırmak gerekli..Aksi halde bezede istenilen kıvamı tutturamazsınız.
*Yumurtalar taze ve de oda sıcaklığında olmalı..
*Yumurta akları hafif ısıtılırsa daha kolay çırpılıyor ve sert kıvama getirirebiliyor.
*Bezeyi çırpacağınız karıştırma kabının çok temiz olması gerekir..Su damlası dahi olmamalı..
*Yumurta aklarına şekeri yavaş yavaş ilave etmeliyiz.(daha kolay erimesi için)
*Bezeyi ne kadar uzun süre çırparsanız kıvam o kadar güzel olur
*Bezeleri sıkarken bezeler çizgilerini kaybederse biraz daha çırpmamız gerekir..
*Beze karışımına birkaç damla limon suyu veya 1- 2 fiske limon kabuğu rendesi konularak yumurta kokusunu engellebilisiniz.
*Bezelerinizin üzerine damla çikolatada serpiştirebilirsiniz..
*Beze hamurunuza gıda boyası ile siz de benim gibi renk verebilirsiniz.. 
*Bezelerinizi kısa sürede yüksek ısıda pişirirseniz krem renkte olurlar..
İlle de beyaz renk diyenlerdenseniz uzun sürede düşük ısıda pişirmelisiniz.. 
*Bezlerinizi hava almayan bir saklama kabında saklamanızı öneririm..

........Afiyet Olsun........

14 Ekim 2013 Pazartesi

Fındıklı Büzgü Baklava ve Bayramınız Mübarek Olsun..


Büzgü baklavada da bir önceki baklava hamurunun aynısını kullandım..
Yapımı eğlenceli bir baklava..
Özellikle belirteyim kıyır kıyır hatta çıtır çıtır bir baklava oldu..
Hazır baklavalardaki o çatalı batırınca hissedilen çıtırtıyı fazlasıyla hissettiren bir lezzet.

Hamur için gerekli olan malzeme bir önceki baklava postu ile aynı sadece yapım aşamaları biraz farklı. Onu da detayıyla anlatıyorum..

Malzemeler

2 yumurta
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1 yemek kaşığı sirke
Yarım çay kaşığı tuz
Yarım paket kabartma tozu
4-4,5 su bardağı un

İçi için
İnce dövülmüş fındık içi

Üzerine
200 gr. tereyağı

Açmak için
3-4 su bardağı nişasta

Şerbeti için
4 su bardağı şeker
4 su bardağı su
3 yemek kaşığı limon suyu

 Yapılışı
Yumurtayı, yoğurdu, sıvı yağı, kabartma tozunu ve tuzu yoğurma kabına alalım..
Elimizle bunları karıştıralım.
Unu yavaş yavaş ilave ederek yoğurmaya devam edelim..
Sirkeyi de unu ekledikten sonra ekleyelim..
Kulak memesi kıvamından azıcık daha sert kıvamda ele yapışmayan ,özleşmiş bir hamur elde edelim..
Hamuru hava almayacak şekilde bir yarım saat buzdolabında dinlendirelim..

Dinlenen hamuru küçük ceviz boyutunda bezeler olarak yuvarlayalım..
Dinlenen bezelerin her birini sırayla nişasta yardımı ile açabildiğimiz kadar ince açalım..
sonra ikiye keselim..Kestiğimiz her bir parçayı altta gördüğünüz gibi parmağımızla ortasından büzüp buruşturalım...
Üst orta kısmına biraz iç fındık koyalım ve sivri iki ucu üzerine kapatarak dikkatlice elimizle ters çevirerek tepsiye yerleştirelim.
Diğer her bir bezeyi de aynı işlemleri yaparak hazırlayalım..

Sonra tereyağımızı kaynama noktasına gelecek şekilde eritelim.. 
Tereyağının üzerinde oluşan köpüğü süzerek büzme baklavalarımızın her tarafına yağ gelecek şekilde gezdirelim.
Önceden 200 derecede ısıttığımız fırında kızarmaya başlayana kadar tutalım..
Kızarma işlemi başlayınca fırını 180 dereceye alalım ve nar gibi kızarıncaya kadar 
fırında pişirmeye devam edelim...

Baklavamız pişerken şerbetini hazırlayıp soğutalım..
Tencereye su ve şekeri alalım..
Kaynadıktan sonra kısık ateşte 15 dakika daha kaynatalım sonra limon suyunu ilave edelim, 
böylede bir 5 dakika kaynatalım.


Şerbetimizi ılımak üzere kenara alalım..
Kızarıp tamamen soğumuş olan baklavamıza soğuğa yakın olan şerbetimizi yavaş yavaş dökelim..
bir kaç saat sonra baklavamız servise hazırdır.. 
Üzerine toz fındık serperek servis yapabilirsiniz..


Baklavayı bayram için yapacak olanlar size tavsiyem daha önceden pişirmiş olduğunuz baklavayı şerbetleyeceğiniz gün fırında ısıtarak tazeledikten sonra şerbetlemeniz.
Yine baklava ve şerbet soğuğa yakın ılık kıvamda olacak..
Bu şekilde baklavamız hamurlaşmayacak ,kıyır kıyır bir kıvamda olacaktır..


Yapımı kolay pratik bir baklavadır bu baklava
Şekil olarak güzel kıyır kıyır bir tad arıyorsanız bu baklava tam size göredir derim..

İyi bir baklava ile ilgili dikkat edilmesi gereken 
 püf noktaları burada sizlerle paylaşmıştım ..Tekrar hatırlamak isterseniz bir okuyun derim..Ağız tadıyla geçireceğimiz huzurlu, mutlu bir bayram diliyorum hepimize..

Hayırlı bayramlar,sevgiyle kalın 

13 Ekim 2013 Pazar

Ev Yapımı Baklava

Baklava Tarifi
Kolay Baklava Yapımı

Bayram olur da tatlısı olmaz mı?
Bayramda sevdiklerimize, ziyaretinize gelecek dostlarınıza hafif tatlılar ikram etmek en güzelidir tabii..
Ama benim için baklavanın yeri başka diyenlere geliyor bu günkü baklava tarifimiz..
Bir hamurla dört ayrı çeşit baklava yaptık..
Yaptık diyorum çünkü meraklı eşimde yardım etmeden duramadı.
Öyle zorla değil, baya baya merak ederek isteyerek..

Bu arada hayırlısı ile yeni fotoğraf makinama da kavuştum.. 
Sanki eksik bir parçam yerine konulmuş gibi oldu..

Hamur sabit siz farklı şekillerde değerlendirebilirsiniz..
Benim yaptığım 4 çeşit baklava ise şöyle..

Fındıklı Tepsi Baklavası
Fındıklı Burma Baklava
Fındıklı Gül  Baklava
ve 
Fındıklı Büzgü Baklava

Bugün Fındıklı Tepsi Baklavasının tarifini vereceğim..
En bilineni ve en çok yapılanı..



Malzemeler

2 yumurta
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1 yemek kaşığı sirke
Yarım çay tuz
Yarım paket kabartma tozu
4- 4,5 su bardağı kadar un

İçi için 
İnce dövülmüş fındık içi (ceviz ,fıstıkta olabilir)

Üzerine
200 gr tereyağı

Açmak için
3-4 su bardağı nişasta

Şerbeti için
4 su bardağı şeker
4 su bardağı su
1 Yemek kaşığı limon suyu

Yapılışı

Yumurtayı, yoğurdu, sıvı yağı, kabartma tozunu ve tuzu yoğurma kabına alalım..
Elimizle bunları karıştıralım.
Unu yavaş yavaş ilave ederek yoğurmaya devam edelim..
Sirkeyi de unu ekledikten sonra ekleyelim..
Kulak memesi kıvamından azıcık daha sert kıvamda ele yapışmayan ,özleşmiş bir hamur elde edelim..
Hamuru hava almayacak şekilde bir yarım saat buzdolabında dinlendirelim..
Dinlenen hamuru küçük ceviz boyutunda 45 eşit parçaya ayıralım ve yuvarlayalım..
( 15'şer adetten oluşan 3 yufkadan oluşacak ve  üç kat olacak)
İlk 15 lik gruptaki yuvarlak bezeleri nişasta serperek tek tek kahve fincanı tabağı boyutunda açalım..
Açtığımız kahve fincanı boyundaki bezeleri aralarına nişasta serperek üst üste koyalım ve merdane yardımı ile tepsi boyutunda açalım.. (Hamuru açarken büyümeye başlayınca oklava ile devam edelim.


İlk 15'lik hamurdan oluşturduğumuz baklava yufkasını tepsi boyutuna gelince tepsiye yerleştirelim ve üzerine fındık serpiştirelim..

Aynı şekilde diğer 15 bezeyi de tepsi boyutunda açıp tepsiye ikinci kat olarak koyalım.

Arasına fındık serpiştirip son kat için diğer 15 bezeyi açıp  en üst tabakayı oluşturalım.


Tepsi baklavamızın açım aşaması tamamdır..
Kesim işlemine sıra geldi..
Kesim için aslında çok pratik bir yöntem var..
Ama hem hamuru aç hem de unlu ellerle fotoğraf çekmek zor olduğu için bu aşamayı azıcık atladım..   

Baklavamızı dilimledikten sonra tereyağımızı eritip kaynama noktasına getirelim..
Üzerinde oluşan köpükleri bir kaşık yardımı ile alalım yada süzerek baklavamızın her yerine gelecek şekilde dökelim..

Baklavamız pişirilmeye hazırdır..
200 derecede ısıttığımız fırına pişirilmek üzere alalım.. 
Baklava kızarmaya başlayınca fırının ısısını 170 derece düşürelim..  
Baklavamı tamamen kızarınca işlem tamamdır..

Şerbet malzemelerini kaynamaya alalım..
Birkaç taşım kaynayınca limonunu ilave edelim ve şerbeti ılımaya bırakalım..

 Soğuk baklavanın üzerine ılık şerbeti dökebiliriz...
(Biz ailece kıyır kıyır bir  kıvam sevdiğimiz için şerbeti bu şekilde koymak iyi oluyor) 

2-3 saat sonra şerbetle bütünleşmiş olan baklavamız servise hazırdır..
Altta fındıklı burma baklavayı görüyorsunuz..
Fındıklı burma baklava Giresun'a has bir baklavadır.. Onunda daha sonra tarifini vereceğim..



Baklava yapımında dikkat edilecek bir kaç püf nokta.
*İyi bir baklava yapmak istiyorsak dikkat edeceğimiz en önemli husus malzemelerimizin taze ve kaliteli olmasıdır.
Açılan yufkalar karşısı görülecek kadar ince olmalıdır.
*Baklava yaparken baklavalık un kullanırsanız daha iyi sonuç elde edersiniz..
*Baklava bezelerini açarken nişasta miktarı iyi ayarlanmalıdır. Fazla nişasta, yufkayı kurutuyor ve yırtılmasına sebep oluyor. Yufkalar oklavaya ilk kez sarılırken bolca nişastalanmalıdır. Daha sonraki sarışlarda, az nişasta yeterli oluyor. Bunu açtıkça siz de göreceksiniz..
*Baklavanın üzerine dökmek için erittiğiniz tereyağının üzerinde oluşan köpükleri özellikle süzelim.. Aksi halde baklavamız pişince üzerinde siyah siyah noktacıklar oluşacaktır..
  

Bu baklavayı pişirdikten sonra hava almayacak şekilde şerbetsiz olarak saklayabilirsiniz. 
Daha sonra şerbetleyebilirsiniz.  



8 Ekim 2013 Salı

Kayısılı İç Pilav


Tefalin MSA da bizler için düzenlemiş olduğu workshopda yapmıştık bu kayısılı iç pilavı..
Etkinliği ve hazırladığımız lezzetleri daha önce sizlerle burada paylaşmıştım .
Tarifleri vereceğimi yazmıştım sizlere..
İşte o gün bu gün..

Pilav meyve ikilisini çok sevmem aslında ama kayısının pirinç pilavına bu derece lezzet katacağı aklıma gelmezdi doğrusu.. 
Bu pilav özellikle et yemeklerinizin yanında harika bir davet lezzeti olabilir..
Yapımı çok kolay lezzeti 10 numara bir pilav..
Buyurun tarifi okumaya alayım sizi.. 

Malzemeler
1 adet küçük boy kuru soğan(ince küp doğranmış)
2 yemek kaşığı zeytinyağı
2 yemek kaşığı tereyağı
1 avuç kavrulmuş iç badem
2 avuç kırılmış kuru kayısı
2 bardak pirinç
1 çay kaşığı toz kırmızı biber
1 çay kaşığı toz tarçın
1 çay kaşığı yenibahar
1 çay kaşığı karabiber
Tuz
3 bardak et veya tavuk suyu
1 avuç maydanoz

Yapılışı

Pirinci yıkayıp süzelim.

 Soğanları küp şeklinde ince doğrayalım. Maydonozu ince ince doğrayalım. 
 İç bademleri tavada yağsız kavuralım. Geniş bir pilav tenceresinde zeytinyağı ve tereyağını birlikte kızdıralım.
 Soğanı da ilave ederek pembeleşene kadar kavuralım.. (Soğan karamelize olmayacak sadece yumuşayıp pembeleşecek)Soğanlar yumuşayınca pirinci ekleyelim ve orta ateşte pirinç şeffaflaşıncaya kadar kavuralım.
 Sonra kavurduğumuz bademleri ve minik küpler şeklinde doğradığımız kayısıları ilave edelim kavurmaya devam edelim..
 Toz kırmızı biber, tarçın, yeni bahar, karabiber ve tuzla pilavımızı tatlandıralım. Tavuk veya et suyunu ekleyip kısık ateşte 15 dakika kadar pişirelim. 
15 dakikanın sonunda tencereyi ateşten alalım. Pilavın üzerine incecik doğradığımız maydonozu ilave edip demlenmeye bırakalım.
 10-15 dakika sonra pilavımızı karıştırıp sıcak sıcak servis edebiliriz..
*Pilavda su oranı genelde bir su bardağı pirince bir buçuk su bardağı su ideal olacaktır..

........Afiyet Olsun.......

7 Ekim 2013 Pazartesi

Bursa'nın Süt Helvası

Süt Helvası Nasıl Yapılır?

Hayırlı bir hafta diliyorum tüm takipcilerime..
Haftaya tatlı ile başlayıp tatlı devam edelim istedim..
Bu sıralar fotoğraf makinamın beni ani terkinden dolayı yeni bir tarif deneyemez durumdayım..
Bir blogger için fotoğraf makinasız ne kötü şeymiş onu da bu vesile ile anlamış oldum..
Ama Allah'dan daha önce arşivde bekleyen tariflerim var..

*

Süt helvası Bursa'ya özgü bir lezzet..
Muhallebinin fırınlanmış hali gibi bir şey..
Üniversiteden can arkadaşım Melikemin Bursa'dan ziyaretime geldiğinde öve öve anlattığı bir tatlı..
Haliyle yeni lezzetlere her daim açık olan bendenizin de merakını cezbetti bu güzel tatlı..
Denedim, tattım ve de rahatladım şimdide sizlerle paylaşıyorum..

Sizlere de denemenizi öneririm ama sıcak sıcak yiyiniz bu şekliyle çok çok lezzetli..

 Malzemeler
200 gr. tereyağı
5 su bardağı süt
1 su bardağı dolusu un
1,5 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya

üzeri için
Fındık ya da tarçın

Yapılışı
Tereyağımızı tencerede eritelim.
Unu ilave edip kısık ateşte unun kavrulma kokusunu alana kadar (hafif pembeleşinceye kadar koyu olmayacak)karıştırarak kavuralım.
Diğer yanda sütümüzü kaynamaya yakın şekilde ısıtalım
Sütümüzü sıcak iken kavurduğunuz malzemeye ilave edelim ve  karıştırarak pürüzsüz bir kıvam almasını sağlayalım..
Koyuya yakın bir muhallebi kıvamını alınca ocağın altını kapatabiliriz..
Ocağın altını kapatınca şekerini ve vanilyayı ilave edelim ve tamamen eriyene kadar ve muhallebimiz pürüzsüz kıvam alıncaya kadar el mikseri ile çırpalım..


Süt helvasını cam bir fırın kabına dökelim..
Üzerini ıslattığımız yemek kaşığı ile düzeltelim,
bir tatlı kaşığı kadar toz şeker ve 1 yemek kaşığı yumuşak tereyağını helvamızın üzerine sürelim...
Allta gördüğünüz gibi üzeri kızarıncaya kadar 200 derece de ısıttığımız fırında pişirmeye bırakalım.. 


Süt helvamız üzeri kızarınca servise hazırdır..
Biz sıcak sıcak çok sevmiştik ama bu şekliyle çok fazla yeniyor..


Üzerine kavrulmuş fındık ya da tercihe bağlı olarak tarçın serpebilirsiniz..

Süt helvası soğuyunca sıcakken verdiği lezzeti vermeyebilir..

*Bursa da bu helva düğün yemeklerinden sonra servis edilirmiş.. 
..........Afiyet Olsun....... 

5 Ekim 2013 Cumartesi

Evde Çöp Şiş Nasıl Yapılır?


Hafta sonu için pratik ama lezzetli bir tarif ister misiniz?
Aslında sıkı takipciler bilir, bu fotoğrafı..
Ramazanda gün gün iftar menülerini verirken çöp şiş tarifini daha sonra vereceğimi belirtmiştim..(bakınız burada)
İşte o gün, bu gündür efendim..
Sunumu şık, lezzeti yerinde hem de doyurucu ,besleyici e daha ne olsun değil mi?   

Malzemeler
750 gr. tavuk kuşbaşı

 Domates ( şişe takmak için) 

Yeşil ya da kırmızı biber ( şişe takmak için)
Terbiyesi (marine)için
Yarım çay bardağı sıvı yağ
1 adet kuru soğan(rendelenip suyu kullanılacak)
2 adet sarmısak(rendelenecek)
1 yemek kaşığı yoğurt
1 yemek kaşığıdomates salçası
Tuz, kekik, karabiber ve bolca köri
ve
Çöp şiş

Yapılışı
Tavuk şişte lezzeti belirleyen en önemli aşama terbiye aşamasıdır..
Terbiye  malzemelerini derince bir karıştırma kabında karıştıralım ve kuşbaşı tavuklarımızı yıkadıktan sonra bu sosa ilave edelim..
Sos ve tavukları iyice harmanlayalım.
Vaktimiz varsa bu şekilde 1 gece buzdolabında bekletelim.(bu şekilde lezzeti daha da artacaktır.)
Yok vaktim yok diyorsanız birkaç saatte yeterlidir . 


Domatesler ve biberleri şişe takılacak büyüklükte doğrayalım...
Terbiye(marine) ettiğimiz tavuk kuşbaşılarımızı buzdolabından alalım ve çöp şişlere sırayla domates, biber, tavuk şeklinde şişlere dizelim. 


Yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye şişlerimizi dizelim ve 200 derecede ısıttığımız fırında önlü arkalı pişirelim..
  

Aşağı yukarı 25 dakika gibi bir sürede tavuk şişimiz pişmiş oluyor..
Tavuk şişlerin bir tarafı piştikten sonra diğer tarafını çevirirseniz iki tarafı da eşit pişmiş olur..

Şişler pişerken siz diğer taraftan pilavınızı pişirirseniz sıcak sıcak sunma imkanız olur..
Ben bizim evde bir kaç aydır pirinç pilavı yasağı olduğu için

Yanında salata ve ayranda hazır olursa kusursuz bir öğün hazırlamış olursunuz..

Diğer bir şişte tavuk tarifimde burada var lezzetli mi lezzetli..

Marine etmek ne demek?
Özellikle ızgara et yemeklerinde lezzeti artırmak ve etin yumuşak pişmesini sağlamak için hazırlanan sos da bekletme işlemine marine etmek deniliyor..
Türkçe söylenişini tercih edersek terbiye etmek ya da sosla lezzetlendirmek, eti dinlendirmek denilebilir....

Huzurlu ve mutlu bir hafta sonu diliyorum ...

3 Ekim 2013 Perşembe

Kerebiç /Gerebiç/ Kereviç


Kerebiç, Kereviç, Gereviç adları ile bilinen özellikle Ramazan ayı ve bayramlar da yapılan bir yöresel tarifle bugün karşınızdayım..
Aslında yapalı bir hayli oldu ama paylaşmak yine bugüne nasip oldu..
Mersin'e ait bir lezzet olduğu biliniyor ama Kilis, Hatay (Antakya) ve Gaziantep'te de yapıldığını duydum..
Kerebiç'in orjinalinde hamur içli köfte gibi açılıp harç konulduktan sonra kapatılıyor.. 
Yöreye ait kalıplar kullanılarak yapıldığı da oluyor.
Altta bir kaç tanesini gösterdim..

Malzemeler
3 yumurta
1 su bardağı pudra şekeri 
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ 
Yarım paket tereyağ (oda sıcaklığında)
Yarım tatlı kaşığı mahlep
1 paket vanilya 
1.5 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 su bardağı irmik
Aldığı kadar un 

İçi için
2,5 su bardağı iri çekilmiş ceviz
1 tatlı kaşığı tarçın
Yarım su bardağı susam
Yarım çay bardağı hindistan cevizi
2 yemek kaşığı pudra şekeri

Yapılışı
Genişçe bir yoğurma kabına yumurtaları kıralım..
Pudra şekeri ,yoğurt ve yağları da ilave ederek yoğurmaya başlayalım..
Vanilya ,kabartma tozu, mahlep ve irmiği ilave edelim..
Unu da yavaş yavaş ilave ederek ele yapışmayan  kulak memesi kıvamında bir hamur elde edelim..  
Hamurun üzerini hava almayacak şekilde kapatalım ve 10 dakika kadar dinlendirelim..
Bu arada da iç malzememizi hazırlayalım..
İç malzeme için gerekli tüm malzemeyi yine derince bir kasede karıştıralım..
Dinlendirdiğimiz hamurumuzdan irice bir ceviz boyutunda parçacıklar alalım..
Elimizde poğaça gibi açalım ve iç harçtan yeteri kadar ortasına koyalım..
Yine poğaça gibi yuvarlayalım..

Ben daha sonrasında yuvarladığım hamuru altta gördüğünüz kalıplardan ortadakini kullanarak şekillendirdim...
Siz istediğiniz gibi şekillendirebilirsiniz..


Hamuru kalıptan çıkarabilmek için kalıbı hafifçe sert bir zemine vurmanız yeterlidir..
Tüm kerebiçleri bu şekilde hazırladıktan sonra tepsimize yağlı kağıdı serelim ve kerebiçlerimizi dizelim..
 180 derecede ısıttığımız fırında kerebiçlerimizi üzerleri beyaz kalacak şekilde pişirelim..

Tamamen soğuduktan sonra tepsiden alıp, üzerlerine
 pudra şekeri serperek servis edebiliriz..

*Kerebiçlerin servisi , orjinalin de
 üzerine çöven otundan yapılan köpüksü bir sos dökülüp o şekilde yapılırmış..
Bu köpüksü sosu da tam anlayabilmeniz için şu şekilde belirteyim, kağıt helvaların içindeki beyaz yapışkan sosun aynısı..
Ben İstanbul'un orta yerinde çöven köpüğü bulamayınca benim kerebiçler pudra şekeri ile yetinmek zorunda kaldılar..
*İç malzeme olarak ceviz yerine fıstık ta kullanılabiliyor..

..........Afiyet Olsun.........
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...